23 Şubat 2018 Cuma

Trabzonspor Gizli Kahramanlarını Bitirdikçe

Yusuf Emre ŞİMŞEK

Yusuf Emre ŞİMŞEK

E-Posta : zaguda.net@gmail.com

Zaman gelir, geçer, durur.
 

Anlık tüm sevinçler, tüm hezeyanlar bir doğrultuda toplanır. İşte o zaman...
 

O zaman inandığın tüm değerler karşında durur. Unutmaya yüz tutmuştur
içindeki gariban. Hatta öyledir ya sen gariban, ben gariban...
 

Tarih ile bir aldatma yarışına girdiğinde iyi, kötü ne varsa ortaya çıkar. Efsanelerin niçin efsaneleştiği öğrenilirken, rezil olanların da rezillikleri başlarına yıkılır. Dünya bitmez elbet. Her gün yeni bir adam, yeni bir yol açacaktır. Lakin bir yol açmak için önce yolun boş, yolun sonu aydın olması gerekmektedir.
 

Her ne kadar dertlisi olduğumuz Trabzonspor kulüp mağazaları, Trabzonspor dergisi, Trabzonspor telefon hattı, Trabzonspor interneti hakettiği değerde olmasa bile bunların varlığı şüphesiz faydalı ve anlamlıdır. Peki asıl soru şu; bu kurumları aktif hale getirmekte midir maharet? Yoksa bu kurumları profesyonel kurumsal yapıda işlevsel hale getirmekte midir?
 

Nasıl ki bir ağacı dikme ile o ağacın meyvesinden faydalanmış olmuyorsan bir şirketi açma ile o şirketin faaliyetini garanti etmiş olmazsın. Bu mantık ve felsefe (!) açısından mümkün değildir. O ağacı ektiğin gibi ağacı sulamalı, bakımını, ilaçlamasını yapmalısın. Yoksa meyve yerine kuru dallarla karşılaşırsın. Kaderin cilvesi işte...
 

Malum şehir, dertli ve masum Trabzon...

 

Kendi imkanı nispetinde taraftarı ile kulübünü büyütebildiği kadar büyütmüş ve o ağacın dallarını yeşertmiştir. Fakat ağacın meyve vermesi sadece taraftar fedakarlığına bağlı değildir. Alanında uzman, şahsiyetli ve bir o kadar da yürekli adamların vizyonları temel alınarak gerçekleşecek uzun bir meyve toplama telaşıdır. Acı gerçek şudur ki, Trabzonspor sevgisi gol meyvesinden çok daha uzak bir yerdedir. O, gol yese de, atsa da peşinde koşulacak bir efsanedir.

Trabzonspor gemisi gün geçtikçe su almaktadır. Bunda öncelikle yöneticilerin, teknik heyetin, vasıfsız futbolcuların, medya çalışanlarının, camia büyüklerinin, Trabzon’lu aydınların ve taraftarların payı büyüktür. Gemi su almaya başladığı anda batmaz. Gemi dolduğunda ve kaptanı ferasetini kaybettiğinde batar. Tayfaya da düşen o kaptanı mümkün olduğunca rahat şartlar altında çalıştırabilmektir.
 

Taraftara ağza alınmayacak küfürleri eden adam taraftar koordinatörü, son on (10) senedir hiç bir başarısı bulunmayan, hayatında transfer yapmamış adam transfer görüşmeleri ve oyuncu izleme sorumlusu, kulübe en çok zarar veren, kulübün gizli kahramanlarına serseri benzetmesi yapıp “Çete” diyen adamlar medya mensubu, eski asbaşkanlar da Brütüs olabilir. İşte Trabzonspor’u anlatmak Trabzonspor’u yaşamaktan daha zordur. Her konu birbiri ile alakalı fakat her konu birbirinden bağımsızdır.
 

Farkındayım ki misaller fazla çetrefilli oldu. Ama bir konuyu örneklerle anlatmak kişileri ve kurumları direk hedef haline getirmekten çok daha iyidir.

 

Evet, Trabzonspor her dönemde kendi içinden yürekli, cesur, bilgili, kabiliyetli ve mühim adamlar çıkarmıştır. Bu adamlar kimi zaman güzel hizmetler yapsa da büyük bir kısmı küstürülerek yada baltalanarak camiadan uzaklaştırılmıştır. Kişiler yaptıkları hizmetin aksine yaftalanarak suçlanmış ve yargısız infaz ile ipe götürülmüştür. Onlarcasını yazabileceğim, tarafınızca malum bu kişilerin en büyük egosu Trabzonspor sevgisidir. Dediğiniz doğru, kimi zaman da kişisel çıkar, menfaatler sonucu bu adamlar bitirilmiştir. Kimse de sormamıştır ki bu adamları bitirmek bize, Trabzonspor’a ne kazandırır? Trabzonspor böyle bir eylemden nasıl bir kar elde eder? Yada amaç küçük fakat bana ait (!) bir Trabzonspor kurumu yaratma kaygısı mıdır?
 

Kaç kulüp söyleyebilirsiniz ki taraftarlarından bir grup futbol izleyicisi Scout sistemi ile çalışsın, takıma hizmeti kendine dert edinsin. Söyleyin ki taraftarı kendi imkanı, bütçesi nispetinde, kimseden kuruş destek almadan kulübün televizyonu yokken yayın yapsın. Anlatın, buyurun anlatın, şike sürecinde binlerce makale yazılsın, devam edin, kulübü savunan hukukçular birer kahraman edasıyla bu işi sırtlansın. Bunlar hangi kulüpte yaşanmıştır daha önce? Bu adamlar kim? Bu adamlarla derdiniz -derdimiz- ne? Hatta bu adamlara laf ediyorsak bizler ne üretiyoruz?

 

Şimdi hepimize düşen doğru işleri takdir etmek, hataları olanları da uygun bir dille uyarmak. Ancak saldırmamak, önce dinlemek. Ondan fazlası ne karakterimize, ne de yapımıza yakışmaz. Biz Şenol Güneş’in yıllar önce söylediği gibi Trabzon’luyuz, Trabzonspor’luyuz ve adamız. Bu fedakar adamları korumak, kollamak, yanlarında, yakınlarında yer almak taraftar olarak asli görevimizdir. Takıma yapacakları hizmetler ile yakında çok daha büyük, güçlü ve kurumsal yapısı sağlam bir Trabzonspor izleyebiliriz. Sadece biraz şans verin ve biraz sabredin!..
 

N’olur...
 

Trabzonspor’un gizli kahramanlarına dokunmayın.


01 Ağustos 2012 Çarşamba 23:48
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

TÜRKİYE GÜNDEMİ

Arkadaşını öldürdü, gülerek emniyete geldi

İzmir’de, arkadaşıyla alkol alan emekli astsubay, çıkan tartışma sonucu arkadaşını önce boğarak

Nargileye de sağlık uyarısı geldi

Nargile şişeleri üzerinde sağlık uyarılarının bulunması zorunlu hale getirildi.

Ağaoğlu'ndan '300 bin TL'lik bebek arabası!

2.1 milyar dolarlık servetin sahibi olan Ali Ağaoğlu, aşkı Petek Ertüre ve oğlu Ali Ege'ye ilk jestini

Dayanamadı, yüzüne tükürdü

Maganda cinayeti davasında öldürülen Ceylan'ın annesi sanığın yüzüne tükürdü.

İçki içen kadına meydan dayağı!

Sahilde içki içip sarhoş olan kadın ve sevgilisine meydan dayağı...

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

TRABZON - HAVA DURUMU

TRABZON