24 Haziran 2018 Pazar

LÂMELİF

Süleyman HACICAFEROĞLU

Süleyman HACICAFEROĞLU

E-Posta : shacicaferoglu@gmail.com

Hani bazı sabahlar bir duyguyla uyanırsınız, güzel bir düş görmüş ama ne gördüğünüzü hatırlamazsınız. O güzel düşü hatırlamaya çabalar, çabalarsınız.
Nâfiledir.
Hatırlayamazsınız.

Sabah işe gittiğimde hâlâ hatırlamaya çalışıyordum gülümseyerek ve çaresizce.Henüz işe kimse gelmemişti. Düşündüm tek başına insan, hiç. Çay söyledim, odaci Mehmet amcayla cay içtik simit yedik ve bu yazı saçlarına aklar serpilmiş Mehmet amcanın Lâhavleleriyle dolu sohbetinden esinlenerek ortaya çıktı.

Şimdi size düş görüp sonra da hatırlamaya çabalamamanız için küçük bir hikaye anlatacağım.
Lâm ve Elif'in hikâyesini...
 
Yıllardır aynı tablonun karşısındaydı Lâm. Bakıyordu ve Elif için sadece kendisi gibi bir harf olduğunu düşünüyordu. Ama bu tabloyu yapan için bir başka manası olmalıydı diye geçirdi içinden. O an kaderine yeni bir yol yazıldı Lâm'ın. İşte yolculuğu ve Elif kokan hasret yolu böyle başlayacaktı.

İlk defa Lâm, Lâm olmadığını, Lâm olarak kalmanın da bir manası olamayacağını hissetti. Çıktığı yolculukta anlamıştı diğer harflerin Elif'e neden muhtaç olduklarını. Zor ve meşakkatli anlam yolculuğu bunu anlamasına yetmişti yetmesine de lakin Lâm, hâlâ Lâm'dı. Ve bu haliyle hiç bir mânâ taşımıyordu.
Düşündü. 
Keşke "Be" olsaymışım diye geçirdi içinden. Öyle ya, Elif'e en yakını oydu. Acaba Elif'e en yakın durmak Elif'in Elifliğinde ki gizli hâli çözümlemesi için yeterli miydi?

Sevmezse aşk tutkunluğunda, ona yakın olmasının, onun sırrını çözmesine kâfi gelmezdi.

Lâm, Elif olmadan artık nefes alamayacağını anlayacak kadar acizdi. Lâm'ın alnına işte o sırrı ve ihtiyacı keşfettiğinde bir Elif çizilmişti. Ve o gün Lâm, Lâmlığından geçmiş, Lâmlığın sırrını aşmış, Lâmelifliğe erişmişti. 
Bir bütünün âhenkli iki parçası olmuşlardı.
Artık Elif, onun için tamlayandı. Bundan gayri Elif'i gören Lâm'ı, Lâm'ı gören Elif'in sesini işitecekti. Lâm'lar ve Elif'ler o günden beri Lamelif'leşti.
* * *

Değerli dostlar, kaç zamandır Trabzonspor özelinde zihnimi kurcalayan camia, taraftar, futbolcu ve tüm değişkenler nasıl olurda yeniden harmanlanabilir, tanımlanabilir, belli bir amaç uğruna nasıl idealize edilebilir sorusu yukarıda bahsettiğim kısacık "Lâmelif"le belki cevabını bulabilir.
* * *

Dolanmaya gerek yoktu belki de bu kadar. Direk ekip olmakla/olmamakla bir olguyu ve Trabzonspor'da yaşadıklarımızı izah edebilirdin, diyebilirsiniz.
Lâkin ekip olmak, birbiri için yaşamak anlamına gelmiyor işte!
Birbiri için her adımda senkronize olmak da değil, birbiri için melodi olmak da.
Birbirinin türküsü olmak da hiç değil, ekip olmak!
Birbirlerine yakınsınızdır tıpkı "Be" gibi ama Lâm gibi arzulamazsanız Elif'i ilelebet "Be" olarak kalırsınız.
Bunun adını koyamazsınız, birbirini tutkuyla, aşkla sevmeden, yokluğunu dertlenmeden, varlığına ihtiyaç hissetmeden.
* * *

İşte son günlerde yaşadığımız "savrukluk" aslında ilk günlerde ortaya çıkmayan Elif aramama halidir.Sadece Lâm olmak âhengi vermiyordu, veremezdi. Başarıya asla ulaştırmazdı.Haklı olduğun davanın haksızı durumuna bile düşebilirdin. Öyle kalırsın tek başına. Tabloyu yapan ise çaresiz üzgün kalır. Mutlak olan kumaşının iyi ama diğer kumaşı iyilerle kopuk olduğudur. Bilinen mutlak gercek de iyi kumaşın usta terzide iş göreceğidir. Yoksa çaresizsiniz. 

Camia, taraftar ve futbolcular; birbirinden ayrı olanı anlatmaz, birbirlerini Lâmelif kıvamında görür ve güçlerini, sevgilerini doğru insanlarin peşinde birleştirirlerse kim geçebilir önüne mutlak başarının.
Aksi halde ne mi olur?
Ne olacak; birbirinden kopuk Hoca, Futbolcu, Başkan Yönetim Kurulu, Divan Başkanı Genel Kurul Üyeleri ikilemlerine çok daha şahit oluruz.
* * *

Lâm, sadece Lâm olmakla mânâsını yitirir. O'na tutkuyla sarılacak Elif gerekir. Lâm, Lâm olmadığını Lâm olarak kalmanın da bir mânâsı olamayacağını bilmeli. Elif'le bir olmalı. Bu mânâ da yek birimiz ne de çok muhtacız diğer yek birine!
* * *

Dostlar, geliniz mutlu, yarınlar için başarılı bir örnek; Lâmelif olalım vakit cok geçmeden .

Lâmicimi yahut baska da bunun çaresi yoktur... 


01 Kasım 2012 Perşembe 17:34
Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

TÜRKİYE GÜNDEMİ

Arkadaşını öldürdü, gülerek emniyete geldi

İzmir’de, arkadaşıyla alkol alan emekli astsubay, çıkan tartışma sonucu arkadaşını önce boğarak

Nargileye de sağlık uyarısı geldi

Nargile şişeleri üzerinde sağlık uyarılarının bulunması zorunlu hale getirildi.

Ağaoğlu'ndan '300 bin TL'lik bebek arabası!

2.1 milyar dolarlık servetin sahibi olan Ali Ağaoğlu, aşkı Petek Ertüre ve oğlu Ali Ege'ye ilk jestini

Dayanamadı, yüzüne tükürdü

Maganda cinayeti davasında öldürülen Ceylan'ın annesi sanığın yüzüne tükürdü.

İçki içen kadına meydan dayağı!

Sahilde içki içip sarhoş olan kadın ve sevgilisine meydan dayağı...

ÇOK OKUNANLAR

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

  • Haber bulunamadı

TRABZON - HAVA DURUMU

TRABZON